|
       
KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA
SALDIRILMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ.
Bizler iki yıldır ortak hareket etme hedefi ile bir
araya gelen sağlık çalışanlarının temsilcileri olarak
sağlık alanında gerçekleştirilen her türlü düzenlemeye
ilişkin söz hakkı olan örgütleriz. Hekimlere, diş
hekimlerine, hemşirelere, eczacılar, sosyal hizmet
uzmanlarına, sağlık teknikerleri ve teknisyenlerine
kısacası sağlık alanında çalışan tüm emekçilere yönelik
haksız uygulamaların karşısında durduk. Birbirimize
sahip çıkmanın, yan yana durmanın ne denli önemli
olduğunu defalarca fark ettik. Bu bilinçle aşağıdaki
açıklamamızı tüm kamuoyu ile paylaşıyoruz.
Sağlıkta uygulanan programın makyajının dökülmeye
başladığını, eczacıyla, hekimle, diş hekimiyle,
hemşireyle, sosyal hizmet uzmanıyla, sağlık teknikeri ve
teknisyeniyle, taşeron işçiyle kavgalı hükümetin,
yurttaşlara da sağlıkta katkı payı ve fark ücretleri
dışında hiçbir şey vaat etmediğini gören biz sağlık
örgütleri olarak;
Sosyal ve hukuk devleti olmanın gerekleri ile
bağdaşmayan bir şekilde hastanelerde çalışan taşeron
işçilerin, demiryolu işçilerinin, itfaiyecilerin, TEKEL
işçilerinin haklarının gasp edildiğini, haklı
mücadelelerinin zor yoluyla engellendiğini ve bunun
“kamu yararı” adına gerçekleştirildiğini ibretle
izliyoruz.
Bununla birlikte, vatandaşlarına sağlık hizmeti sunma
zorunluluğu bulunan hükümetin eczaneler ile yapmış
olduğu sözleşmeleri fesih ederek halkın ilaca erişiminin
kısıtlanmasını doğuracak ve eczacılık mesleğinin
geleceğini tehdit edecek uygulamalarını şaşkınlıkla
karşılıyoruz.
Bizler, meydanlarda su ve gaz sıkılarak dağıtılmaya
çalışılan hak mücadelesi veren işçilerin bir arada durma
ve örgütlü mücadele etme isteklerini yok etmeye
çalışmayı da, eczacılar ile eczacıların örgütü olan Türk
Eczacıları Birliği arasındaki örgütsel bağı kopararak
bir mesleğin mensuplarını örgütsüz bırakma girişimini de
aynı biçimde bir demokrasi ayıbı olarak
değerlendiriyoruz.
“Kamu yararı” adına hareket edenler, kamunun işçilerden,
memurlardan, hekimlerden, hemşirelerden, eczacılardan,
sosyal hizmet uzmanlarından, sağlık çalışanlarından da
oluştuğunu unutmamalıdır. Unutanlara hatırlatmak
istiyoruz: Kamu ne sizsiniz, ne de görünmez bir varlık.
Kamusal ilaç hizmeti sunan eczacıların, tüm sağlık
çalışanlarının desteğini alarak ve halk sağlığını
tehlikeye atmadan gerçekleştirdiği kepenk kapama eylemi
sonrasında devletin eczacılar ile imzalamış olduğu
hizmet sözleşmesini feshetmesi hiçbir şey değilse
örgütlenme özgürlüğüne karşı girişilen anti-demokratik
bir uygulamadır. Herkes için erişilebilir, nitelikli bir
sağlık hizmeti sunmanın koşullarını aramaktan çok
sağlığa yapılan harcamaları kısmak amacında olan bir
kurumun bu uygulaması kabul edilemez.
Şu açıktır ki; işçilerin, kamu çalışanlarının,
işsizlerin, hekimlerin, diş hekimlerinin, eczacıların,
hemşirelerin, sosyal hizmet uzmanlarının, sağlık
teknikerleri ve teknisyenlerinin ve diğer tüm sağlık
çalışanlarının temsilcisi olan bizlerin bir arada durma
ve örgütlerimizle birlikte mücadele ederek haklarımızı
korumaya çalışmamıza tahammül edemiyorsunuz.
Tüm meslek örgütlerini, kamu yararını gözetmeyen sadece
mesleki çıkarları için mücadele eden örgütler olarak
nitelendiriyorsunuz. Bizleri ya görmezden geliyor ya da
bizlerin üzerinde vesayetçi bir politika izliyorsunuz.
Sürdürdüğünüz anti-demokratik ve çatışma siyaseti bir
mesleğin mensuplarını ve onun temsilcisi olan bir meslek
örgütünü karşı karşıya getirmeye çalışıyorsunuz. Ve bunu
kamu yararını gözetme adına yapıyorsunuz.
Unutmayın, çatışmacı siyasetinizin ürünü olarak;
Demiryolu ve TEKEL işçilerine ve itfaiyecilere
uyguladığınız şiddet, diş hekimlerine yönelik
giriştiğiniz hak kayıpları ile dolu Yasa
değişikliklerini içeren anti-demokratik düzenlemeler,
radyoloji çalışanlarının sağlıkları göz ardı edilerek
mesai saatlerini arttıran özetle hekimler başta olmak
üzere sağlık çalışanlarını güvencesiz ve düşük ücretle
çalıştırmanın yasal zemini olan Kamu Hastane Birlikleri
ve Tam Gün Yasa Tasarısına yönelik eleştirilere olan
kayıtsızlığınız, sosyal hizmet uzmanlarının ünvanlarını
kullanmalarına olan tahammülsüzlüğünüz, taşeron
işçilerin haklarının gasp edilmesine kulaklarınızı
tıkayışınız, hemşireleri ve tüm hekim dışı sağlık
çalışanlarını sağlık hizmetinin vazgeçilmezlerinden
olduğunu görmeyişiniz ve eczacılar ile imzalamış
olduğunuzu sözleşmeyi fesih ederek halkı ve eczacıları
mağdur edişiniz tarihin sayfalarına bir bir
kazınmaktadır. Tüm bunları içeren bir Türkiye fotoğrafı
ile karşı karşıyasınız. Yıllar sonra bu fotoğrafa bakıp,
ülkemizin geldiği nokta konusunda konuşmaya hakkınız
olmayacak.
Bizim bildiğimiz biçimi ile yani işçilerden,
memurlardan, hekimlerden, diş hekimlerinden,
eczacılardan, hemşirelerden oluşan kamu, ödediği muayene
ücretleri ve katılım payları ile sağlık hizmetlerinin
parasız olmadığını biliyor. Birinci basamak dahil sağlık
hizmetlerinde geçerli olan katkı ve katılım payı
uygulamalarını emekliler başta olmak üzere herkes
giderek artan oranda hissediyor, yaşıyor. Kısacası cazip
söylemlerle başlattığınız ve uyguladığınız programın
gerçek yüzü daha iyi anlaşılıyor.
Bizim bildiğimiz kamu, sürdüğünüz çatışmacı siyasetin
bedelini anti-demokratik ve şiddet dolu
politikalarınızla her gün ödüyor.
Sizler, hak arama mücadelesinin önündeki engelleri
kaldırmak yerine hakları için mücadele edenlere yönelik
mevcut siyasetinizi sürdüğünüz sürece yukarıdaki
fotoğrafa daha çok kare eklenecek.
Bizler ilan ediyoruz ki, bu fotoğrafı değiştirmek,
çocuklarımıza mutlu, özgür ve güzel bir gelecek bırakmak
için, hep birlikte, halkımızın, hastaların, hakları
kısıtlananların, ellerinden alınanların, işten
çıkartılanların, yoksulların, yoksullaştırılanların sesi
olmaya devam edeceğiz.
Sağlık alanındaki gerçekleri tüm çıplaklığıyla anlatmak
üzere bütün sağlıkçılar olarak bir arada sesimizi
yükselteceğiz. Sağlık örgütleri olarak 2010 yılında da
sağlığımızdan, iş güvencemizden ve mesleki
bağımsızlığımızdan vazgeçmeyeceğiz.
Ve yeni yılı, 2010 yılını Sağlığın hak olduğu bir ülke
yaratmak ve özlük haklarımıza sahip çıkmak üzere
sağlıkçıların mücadele yılı olarak ilan ediyoruz. Hak
arama mücadelesi yürüten bütün işçi ve emekçiler için,
kısacası çarpıtılmış değil gerçek anlamda halkın
taleplerinin karşılandığı bir yıl olması için bütün
örgütlü kesimlerle birlikte mücadele de yer almaya ve bu
mücadeleyi yükseltmeye kararlı olduğumuzu duyuruyoruz.
BİRLİK/DERNEK/SENDİKA ADI
1) TTB
2) Türk Diş hekimleri Birliği
3) SES
4) DEV SAĞLIK-İŞ
5) Türk Sağlık-Sen
6) SATED
7) SHUDER
8) Türkiye Fizyoterapistler Derneği
|