MENÜ

 Ana Sayfa
 Duyurularımız
 Basın Açıklamalarımız 
 Faaliyetlerimiz
 Bültenlerimiz  Görüşlerimiz
 


ŞUBELERİMİZ

Marmara Bölgemizi
 Ege Bölgemiz
 İç Anadolu Bölgesi
 Akdeniz  Bölgesi
 Karadeniz Bölgesi  Güney / Doğu Anadolu Bölgesi
 


İNTER-AKTİF

İletişim
Derneğimize Üyelik
Forum
Yayınlarımız
İnsan Kaynaklarımız Kitap


 



MERSİN ŞUBESİ ÜYE LİSTESİ

MERSİN ŞUBESİ YAZIŞMALARI

 

                    ENGLISH

Google
Web www.shudernegi.org

                            SOSYAL HİZMET UZMANLARI DERNEĞİ  MERSİN ŞUBESİ BÜLTENİ

BÜLTEN NO: 2 TEMMUZ 2008 ÜCRETSİZDİR2 AYDA BİR YAYINLANIR

Kötümser yalnız tüneli görür,
İyimser tünelin sonundaki ışığı görür
Gerçekçi tünelle birlikte ışığı ve de gelecek treni görür.
“Birlikte değiştirelim, birlikte geliştirelim”

KÜNYEMİZ:

Bülten Adı : Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Mersin Şubesi Bülteni
Adresi : Kurdali Mahallesi 91238 Sokak No: 26 / 4 MERSİN
e-posta : mersinshuder@googlegroups.com
web Adresi : www.shudernegi.org./mersin.htm
Faaliyet Bölgesi: SHU Derneği Mersin Şubesine bağlı İller(Mersin, Adana, Hatay, K.Maraş, Osmaniye)

YAYIN KURULU
1-Editör : SHU Derneği Mersin Şubesi Başkanı Bülent KARAKUŞ
Telefon İş-GSM : 223 60 80 - 0505 398 82 99 – 0532 512 15 33
e-posta : bulentkarakus75@mynet.com – b.karakus75@hotmail.com
2-Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: SHU Derneği Mersin Şubesi Genel Sekreteri Mehmet Can ÖZKAYA
Telefon İş-GSM : 231 73 76 - 0505 455 17 62
e-posta : czkaya@hotmail.com
3-Üye : SHU Derneği Mersin Şubesi Başkan Vekili Hasbi SALMAN
Telefon İş : 237 61 07 - 08
e-posta : hasbi_salman@hotmail.com
4-Üye : SHU Derneği Mersin Şubesi Saymanı Manolya KARAOĞLAN
Telefon İş-GSM : 237 61 07 - 0532 506 99 29
e-posta : manolya5069929@hotmail.com
5-Üye : SHU Derneği Mersin Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Sibel ŞAHİN
Telefon İş-GSM : 232 18 45 - 0505 353 58 30
e-posta : shussahin_33@yahoo.com
Adana Temsilcisi : SHU Derneği Mersin Şubesi Üyesi Hasan YAŞAR
Telefon GSM : 0505 891 76 00
e-posta : arjincem@hotmail.com


                                                                      SUNUŞ VE İÇİNDEKİLER

Değerli meslektaşlarım ve sosyal hizmet gönüllüleri.
“Ne umutsuz ne de hayalci, biraz idealist biraz da gerçekçi bir yaklaşımla çıktık yola” dedik geçen sayımızda ve ilk bültenimizi oluşturarak görücüye çıkardık.
Oldukça mütevazi imkanlar ve bireysel gayretlerle oluşturduğumuz Bültenimize ilişkin gerçekten gayet olumlu geri bildirimler aldık. Bu geri bildirimler Bültene devam konusunda şevkimizi artırdı, diyebilirim.
Ancak eleştiri ve katkı boyutunda alacağımız değerlendirmeler de bizim için en az övgü boyutundaki değerlendirmeler kadar önemli.
Bu 2.sayımızda da ilk sayımızdaki formatın bir benzeri uygulamayla yine sizleri fazla sıkmadan ve o çok değerli vaktinizi almadan, Derneğimiz ve mesleğimize ilişkin konulara değinmeye çalıştık.

Bu doğrultuda:
3.sayfada 2008 yılı Mayıs ve Haziran aylarını kapsayan çalışmalarımıza yer verdik.
6.sayfada IFCW(Uluslar arası Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği) haberlerine yer verdik
Yine 6.sayfada ulusal haberler bölümünde özürlüler, hükümlüler ve çalışma hayatı gibi sosyal hizmet alanlarını içeren İstihdam Paketi haberine yer verdik.
7.sayfada Mersin’de faaliyete başlayan Koruma Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi ve yerel basındaki Derneğimiz haberlerine yer verdik.
8.sayfadaki Sayılarla Sosyal Hizmet bölümünde, üniversite tercihlerinin yapıldığı döneme girilmesi nedeniyle sosyal hizmet eğitimi ve bu eğitimi veren bölümler konusuna yer verdik.
10.sayfada ki hizmet alanlarımız bölümünde bu sayıda Aile Mahkemelerine ilişkin bilgileri bulacaksınız.
13.Sayfada Şube Genel Sekreterimiz Mehmet Can ÖZKAYA özgeçmişini paylaşacak bizlerle.
14. Sayfada başlayan Uzman Görüşü bölümünde, sosyal hizmetler tarihinde özellikle de ülkemizde, aslında belki de hiç bitmeyen, dönem dönem gündeme gelen, son dönemlerde de ülkemizdeki uygulamalarla fazlasıyla gündeme geldiğini düşündüğüm Sosyal Hizmetlerde Hayırseverlik Yaklaşımı Geri mi Dönüyor konulu makaleyi paylaştık sizlerle. Biraz uzun bir makale olan konu kısaltılmasına karşın yine de uzun olabilir ancak dileyen okuyucularımız başlıklardan hareketle kısaltma yapabilir.
20.Sayfada Şube Başkan Vekilimiz Hasbi SALMAN bir mesleki anısını paylaşacak bizimle.
22.Sayfada Şubemiz Üyesi Gülçin AYTAN AÇIKALIN’ın ve 23.sayfada Sivas’ta görev yapan çok yönlü Meslektaşımız Aziz ŞEKER henüz hiçbir yerde yayınlanmamış şiirlerini paylaşacaklar bizlerle.
24.Sayfada ise yine bir ustanın eşsiz bir şiirini göreceğiz.
25.Sayfada Duyuru ve İlanlarımız 26.Sayfada da Bülten Yayın Kurallarımız olacak karşınızda.
Bununla birlikte yine aralara serpiştirilmiş, fıkra ve anlamlı sözlerimiz de sizleri bir nebze tebessüm ettirmeye çalışacak.
Sloganımızda olduğu gibi “birlikte değiştirelim, birlikte geliştirelim” her türlü görüş ve önerilerinizi bekliyoruz, lütfen siz de bizimle paylaşın.
Meslek ve özel yaşamınızda hepinize sağlık, mutluluk ve başarı temennilerimizle sevgi ve saygılar…

Bülent KARAKUŞ
Editör  (SHU Derneği Mersin Şubesi Adına)

                                           “Karanlığa küfredeceğine, bir mum da sen yak”



(Şube Yönetim Kurulumuz:Soldan sağa; Gamze ÖZKAYA-Üye, Mehmet Can ÖZKAYA-Genel Sekreter, Bülent KARAKUŞ-Başkan-, Hasbi SALMAN-Başkan Vekili-, Sibel ŞAHİN-Yön.Kur.Üye)

                      BİZDEN HABERLER  ÇALIŞMALARIMIZ:
1. Şubemizce Mayıs ve Haziran 2008 tarihlerinde yönetim kurulu toplantıları yapılarak dernek çalışmalarına ilişkin çeşitli kararlar alınmıştır.
2. Mersin’de bulunan ve Derneğimize üye olmayan meslektaşlarımıza ulaşarak üye olmalarının sağlanması için Mersin’de bulunan sosyal hizmet uzmanlarının tespiti yapılmış, henüz üye olmayanlarla görüşmeler yapılmış ve üyelik için davet edilmişlerdir. Bunun sonucunda 2 meslektaşımızın üye olması sağlanmıştır. Aramıza katılan Salman KILIÇ ve Deniz BAYRAM isimli meslektaşlarımıza hoş geldiniz diyoruz.
3. Şubemize üye olan meslektaşlarımızla görüşmeler yapılarak ilişkilerin canlı tutulması ve görüş alış-verişinde bulunulması amacıyla Üye Ziyaretleri planlanarak, ziyaret çalışmalarına başlanmıştır. Bu kapsamda üyelerimizden özel sektörde sigorta şirketi sahibi Ahmet YORGUN ve özel rehabilitasyon merkezi sahibi Ali Rıza DOĞAN ile SHÇEK Koruma Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde İdareci olan Ünsal KARAKUŞ ve meslek elemanı olan Salman KILIÇ, İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğünde meslek elemanı olan Sevinç DERİN ve Deniz BAYRAM ile üye olmayan meslektaşlarımız Veysel GÖLGE ve Danyal ÖZDEMİR ziyaret edilerek, paylaşımda bulunulmuştur.
4. 8-10 Mayıs 2008 tarihlerinde Ankara’da Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı

                                                             “Birlikte değiştirelim, birlikte geliştirelim”

Çocuk İstismarını ve İhmalini önleme sempozyumuna Şubemizden de Bülent KARAKUŞ ve Gamze ÖZKAYA kendi imkanlarıyla katılmışlardır.


(Sempozyumda Dernek Genel Başkanımız Murat ALTUĞGİL sunum yaparken)

 5. CİF(Sosyal Hizmet Alanında Çalışanlar Derneği) Türkiye Mesleki ve Kültürel Değişim Programı 2008 Projesi kapsamında, 9 Mayıs 2008 tarihinde Dernek Genel Merkezimizin bulunduğu Ankara’da yapılan toplantıya Şube Başkanımız Bülent KARAKUŞ katılmıştır. “ABD’de Yaşlılar ve Sosyal Hizmetler” konulu toplantıda, Amerika Birleşik Devletlerinin Mineapolis Şehrinden Yaşlılık ve Ruhsal Sorunlar alanında uzman olan ve bir Yaşlılık Merkezinde Sosyal Hizmet Uzmanı olarak görev yapan Louisie Marie Anderson isimli meslektaşımız sunum yapmış ve toplantı katılımcıları arasında görüş alışverişi sağlanmıştır.
6. Çocuk İstismarı ve İhmali konusunda ve Mersin’de Çocuk Koruma Merkezi kurulmasına ilişkin yerel bir gazeteye Şube Başkanımız Bülent KARAKUŞ tarafından röportaj verilmiş ve haber yerel basında, haber ajanslarında ve internette yer bulmuştur
7. 27 Mayıs Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun 25.Yıl Dönümü dolayısıyla Kanunun anlam ve önemine ilişkin Şubemizce Mersin’deki tüm basın kuruluşlarına yönelik basın bildirisi yayınlanmış ve bildiri çeşitli yerel gazetelerde, haber ajanslarında ve internette önemli derecede yer bulmuştur.
8. Mesleğimizin tanıtımına ve meslek tercihinde yönlendirmeyle mesleki tercihte kalitenin artırılmasına katkıda bulunmak amacıyla Şubemizce Mersin’de bulunan tüm Dershanelerle iletişime geçilerek büyük ve yaygın dershanelerden başlamak üzere meslek tanıtımına ilişkin üniversite sınavına girecek öğrencilere periyodik olarak meslek tanıtımına yönelik sunum yapılmaya başlanmıştır. Bu kapsamda Mayıs ayında da çalışmalara devam edilmiş olup üniversite tercih süresi sonuna kadar çalışmanın sürdürülmesi planlanmaktadır.
9. SHÇEK’te bir İlimizde mevzuata ve mesleki formasyona aykırı olarak Sosyal Hizmet Uzmanı haricindeki meslek grupları tarafından Sosyal İnceleme Raporu yazılmaya başlandığı tespit edilerek Şubemiz girişimi ve Genel Merkezimiz ile o ildeki Şubemizin çalışmalarıyla yazışma ve görüşmeler yoluyla bu uygulamadan vazgeçilmesi sağlanmıştır. Meslek alanımıza bir müdahale olarak değerlendirilen bu durumun önlenmesinin, mesleki bir sorumluluk olduğu düşünülerek yapılan bu mücadeleyle sonuç alınması, diğer alanlardaki mesleğe müdahale ve saldırılar gözönüne alındığında önemli bir kazanım olarak görülmektedir.
10. sosyalhizmetuzmani.org sitesinde yer alan “Çocuklara Yönelik Denetimli Serbestlik Uygulamalarını Güçlendirme: Ankara İli Pilot Projesi” isimli yazıda Denetimli Serbestlik Şubelerinde Çalışan Uzmanlar olarak; sadece sosyolog, psikolog ve öğretmen adı geçtiğinden ve ilgili meslekler arasında olmasına karşın sosyal hizmet uzmanının adının geçmemesinden dolayı, düzeltme yapılması için girişimde bulunulmuştur.


(CİF Toplantısından bir resim)

Site Editörünün hassasiyet göstermesiyle, yazı değiştirilerek, düzeltme yapılmış ve Sosyal Hizmet Uzmanı da söz konusu meslek elemanları arasına eklenmiştir. Ayrıca konuyla ilgili olarak proje uygulayıcıları OZGE-DER'e de yazının düzeltilmesi ricasında bulunulmuştur. Denetimli Serbestlik Sisteminin Avrupa ve Amerika'daki en önemli elemanı Sosyal Hizmet Uzmanlarıdır, bu nedenle ve mesleki duyarlılık ve sorumluluk anlamında söz konusu müdahale gereği duyulmuştur.

11. Şubemizce düzenli olarak Bülten çıkarılmasına başlanmış olup ilk Bültenimiz Mayıs ayı başında hazırlanarak internet ortamında mail yoluyla üyelerimize ve ilgili kişilere gönderilmiş, olumlu geri bildirimler alınmıştır. Bundan yola çıkılarak 2.Bültenimiz Temmuz 2008’de yayınlanmıştır.

12. Derneğimiz Genel Merkezi web sitesinde yer alan Şubemize ilişkin bölümün faal ve düzenli hale getirilmesi amacıyla, Şubemizce hazırlanan verilerin web imkanları doğrultusunda Şubemiz bölümünde yayınlanması sağlanarak, web sayfasının daha aktif ve düzenli bir hale gelmesi sağlanmıştır.

    İLGİNÇ GERÇEKLER: Çocuklar baharda daha fazla büyüyor.Döllenmeden sonra çocuğun boyu 5 milyon kat büyür...
Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi bambu, bir günde 90 cm kadar uzuyor.

ULUSLAR ARASI SOSYAL HİZMET HABERLERİ: Bu bölümde ülkemiz dışındaki(Uluslar arası Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği-IFSW- ve diğer bölge veya ülke sosyal hizmet uzmanları derneği) sosyal hizmet alanındaki önemli haberlere yer verilmektedir.

IFSW Haberleri:
• Mayıs 2008’de IFSW organizasyonunda Portekiz’de yapılan toplantıya Dernek Genel Başkanımız Murat ALTUĞGİL katılmıştır.
• Uluslararası Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği 12 Mayıs 2008'de 98 yasındaki Irena Sendler isimli meslektaşımızı en güzide Sosyal Hizmet Uzmanı olarak seçerek Uluslararası Nobel Barış Ödülüne aday göstermişlerdir.
• 11 Haziran 2008'de Uluslararası Sosyal Hizmet Uzmanları Derneğinin eski baskanı Gayle Gilchrist James kanserden dolayı aramızdan ayrılmıştır.
• Uluslararası Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği, Çin Halk Cumhuriyeti Sosyal Hizmet Uzmanları Derneğine gönderdikleri bir mesaj ile geçtiğimiz aylarda meydana gelen depremle ilgili olarak taziyelerini ve destek sözlerini iletmişlerdir.
• İsrailli Sosyal Hizmet Uzmanları, Ekonomi Bakanlığının 1000 kişilik sosyal hizmet uzmanı kadrosunu doldurması için yetkiyi Yerel Yönetimlere vermesine karşı 2 aydır tepki koyuyorlar. İsrailli Sosyal Hizmet Uzmanları yerel yönetimlerde görevli sosyal hizmet uzmanlarının çok fazla dosyayla ilgilenmelerine karşın, yerel yönetimlerden yeterince gelir elde edememekten dolayı hoşnut değiller.

ULUSAL HABERLER: Bu bölümde ulusal düzeyde ülkemizde meydana gelen, direk
veya dolaylı olarak sosyal hizmetleri de ilgilendirebilecek önemli bir olay, haber, mevzuat vb. gelişmeye yer verilmektedir. Bu doğrultuda Temmuz sayımızda özürlüler, hükümlüler ve çalışma hayatı gibi sosyal hizmet alanlarını içeren İstihdam Paketi haberine yer veriyoruz.

İSTİHDAM PAKETİ
İstihdam paketi'' olarak adlandırılan İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.17.05.2008
Genel Kuruldaki görüşmelerde verilen önergelerle, SSK ve Bağ-Kur prim borçları yeniden yapılandırıldı. Yasaya göre, SSK ve Bağ-Kur prim borcunun tamamını, gecikme cezası ve gecikme zammının yüzde 15'ini 1 ay içinde peşin ödeyenlerin, borç faizlerinin yüzde 85'i silinecek.
İşsizlik Sigortası Fonundan, GAP'a kaynak aktarılacak; fondan sağlanan kaynak, yatırımlardan elde edilecek gelirlerle geri ödenecek.
İşe yeni alınan kadınlar ile 18-29 yaş arasındaki genç işsizlerin SSK primleri, 5 yıl boyunca İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacak.
Sigortalıların, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işverenin ödeyeceği 5 puan Hazinece karşılanacak.
İşsizlik Sigortası Fonunun 2008'e ait 1 milyar YTL'lik neması ile gelecek 3 yıllık 2.5 milyar YTL'lik özelleştirme geliri GAP için kullanılacak.
-ÖZÜRLÜ ÇALIŞTIRMA ZORUNLULUĞU-
Düzenlemeyle İş Kanunundaki özürlü, eski hükümlü ve terör mağdurlarının çalıştırılma zorunluluğuna da yeni düzenleme getirilerek, eski hükümlü ve terör mağdurları için işverene getirilen zorunlu istihdam kaldırıldı.
Özel sektörde daha önce işçi sayısının yüzde 6 oranında özürlü çalıştırma şartı, yüzde 3'e indirildi. İşverenler, 50 veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör iş yerlerinde, yüzde 3 özürlü, kamu iş yerlerinde ise yüzde 4 özürlü ve yüzde 2 eski hükümlü işçiyi, meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştıracaklar. Eski hükümlü çalıştırılmasında, kanunlardaki kamu güvenliğiyle ilgili hizmetlere ilişkin özel hükümler korunacak.
Özel sektörün çalıştırmakta zorunlu olduğu yüzde 3'lük özürlü kontenjanında istihdam edilenlerin primleri, işveren adına Hazine ödeyecek.
Yükümlü olmadıkları halde özürlü çalıştıran veya kontenjan fazlası özürlü çalıştıran işverenlerin, bu şekilde çalıştırdıkları özürlülerin primlerinin yarısı da Hazine tarafından karşılanacak. Hazinece, Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemenin gecikmesinden kaynaklanan gecikme zammı, işverenden karşılanacak. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmayacak. Bu maddeye aykırılık hallerinde tahsil edilecek cezalar, özürlülerin mesleki eğitim ve mesleki rehabilitasyonu, kendi işini kurmaları, özürlünün iş bulmasını sağlayacak destek teknolojileri ve bu gibi projelerde kullanılacak
Yasayla, asıl işveren ile alt işveren (taşeron şirket) arasında kurulan ilişkinin yazılı yapılması şartı getirildi. Buna göre, iş alan alt işveren, kendi iş yerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı işverenlik sözleşmesini, gerekli belgelerle, çalışma bölge müdürlüklerine bildirecek.
Yasada ayrıca İŞ YERİ KURMA İZNİ, İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ, AĞIR VE TEHLİKELİ İŞLERDE EĞİTİM ZORUNLULUĞU, MUVAZAALI BİLDİRİM, SANAYİ, TİCARET, TARIM VE ORMAN İŞLERİNİN ESASLARI, İŞSİZLİK ÖDENEĞİ, ÜCRET GARANTİ FONU, İŞÇİLERE KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ vb. konularda da düzenlemeler getirilmiştir.
Sosyal hizmet çalışma alanlarında düzenlemeler içeren yasanın getiri ve götürüleriyle süreç içerisinde sosyal hizmet yaklaşımıyla da değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

BÖLGESEL HABERLER: Bu bölümde Şubemize bağlı İllerde sosyal hizmet alanındaki önemli haberlere yer verilmektedir.

Şubemizce SHÇEK’in 25.Yılı, Çocuk Koruma Merkezleri vb. konularda yapılan basın açıklamaları yerel basında oldukça geniş yer bulmuştur.

Mersin’den Haber
Mersin Erkek Koruma Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi 30 kapasiteli olarak 2008 yılı Haziran Ayında müracaatçı kabulüne başlamıştır.
Kuruluş Yönergesine göre, SHÇEK bünyesinde yer alan Çocuk ve Gençlik Merkezi Koruma Bakım ve Rehabilitasyon Üniteleri; suça yöneldikleri tespit edilen çocukların olumsuz yaşam deneyimlerinin yarattığı travma ve / veya davranış bozukluklarını gidermek amacıyla rehabilitasyon süreci tamamlanıncaya değin, geçici süre bakımları sağlanarak rehabilitasyon sürecinden geçirilmeleri, bu süre içerisinde aile, yakın çevre ve toplumla ilişkilerinin düzenlenmesine yönelik çalışmaların yürütüldüğü, ihtiyaç duyulduğunda kolluk kuvvetlerince güvenliği sağlanan 7-18 yaş kız ve erkek çocuklara yönelik olarak ayrı ayrı yapılandırılan yatılı sosyal hizmet kuruluşlarını ifade etmektedir.
Söz konusu kuruluşlarda Meslek Elemanı(Kuruluşta görevli sosyal çalışmacı, psikolog, çocuk gelişimcisi, psikolojik danışman ve rehber), Eğitsel Görevli(öğretmen veya usta öğretici), Danışman(kadrolu veya geçici görevli çalışan sosyal çalışmacı, psikolog, çocuk gelişimcisi, psikolojik danışmanlık ve rehberlik görevlisi) ve Geçici Görevli Personelin(diğer Kamu kurum ve kuruluşlarında kadrolu veya sözleşmeli olarak görev yapan ve mesleki çalışma yapmak üzere geçici görevlendirilen sosyal çalışmacı, psikolog, çocuk gelişimci, psikiyatrist, psikolojik danışman ve rehberlik, doktor, hemşire ile eğitsel çalışmalarla sosyal kültürel ve sportif etkinlikleri yürütmek üzere geçici görevlendirilen branş öğretmeni, beden eğitimi öğretmeni, antrenör, usta öğretici, müzik, tiyatro, halkoyunu, drama eğitimi verebilecek eğitici ile çeşitli branşlardaki personel) görev yapmaları öngülmektedir.
Söz konusu Kuruluşta meslektaşlarımızdan Ünsal KARAKUŞ Müdür Yardımcısı, Salman KILIÇ da meslek elemanı olarak görev yapmaktadır.

                                                                                ANLAMLI SÖZLER
İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur. Mevlana
Rüyaları gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır. S. M. Power
Yirmi yaşındaki bir insan, dünyayı değiştirmek ister . Yetmiş yaşına gelince yine dünyayı değiştirmek ister ama yapamayacağını bilir. Clarence S.Darrow

SAYILARLA SOSYAL HİZMET – İSTATİSTİKİ VERİLER:(Bu bölümde, her sayıda sosyal hizmet veya meslektaşlarımıza ilişkin farklı bir konuda sayısal veriler sunulmaktadır).
Bu sayımızın konusu üniversite sınavları ve tercih döneminde bulunulması nedeniyle sosyal hizmet eğitimi veren kurumlar ve sosyal hizmet eğitimidir. Konuya ilişkin veri ve bilgiler aşağıdaki şekildedir:

3885 : Bugüne kadar Sosyal Hizmetler/Sosyal Çalışma Bölümünden mezun olan toplam sosyal hizmet uzmanı/sosyal çalışmacı sayısı.
7 : Türkiye’de bünyesinde sosyal hizmet/hizmetler bölümü bulunan ve sosyal hizmet uzmanı yetiştiren üniversite sayısı:
o Ankara Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü.
o Ankara Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmetler Bölümü
o Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Nazilli İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmetler Bölümü
o Konya Selçuk Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümü
o Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü
o Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü
o Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü
5 : Türkiye’de Sosyal Hizmet/Hizmetler Bölümü bulunan üniversitelerin yer aldığı
il sayısı(Ankara, Aydın, Konya, Sakarya, Isparta).

Türkiye’de Sosyal Hizmet Eğitiminin Tarihçesi:
Tüm Dünya’da esen Sosyal Devlet, Sosyal Refah, Sosyal Adalet ve İnsan Hakları rüzgarlarının etkisiyle Türkiye’de, 1957 yılında, Birleşmiş Milletler Sosyal Refah Müşavirliği’nin önderliğinde, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı başta olmak üzere ilgili bakanlık, kamu ve özel kuruluş temsilcilerinin katılımıyla, Türkiye’de mevcut sosyal hizmetlerin bilimsel ve mesleki bir yaklaşımla yeniden örgütlenmesine yönelik toplantıda alınan kararlar gereğince;
1959 yılında 7355 sayılı kanunla alanda araştırma yapmak üzere Sosyal Hizmet Enstitüsü, Sosyal Hizmet eğitimi vermek üzere 1961 yılında Sosyal Hizmetler Akademisi, 1963 yılında ise S.S.Y.B. bünyesinde uygulama amaçlı Sosyal Hizmetler Genel Müdürlüğü kurulmuştur.
Sosyal Hizmetler Akademisi, B.M. Eğitim Müşavirleri ve Türkiye’de ki öğretim üyelerinin çabalarıyla, ilk eğitim müfredatını hazırlayarak 1961’de mülakatla seçilen eşit sayıda kız-erkek karışık tahmini 18 öğrenciyle eğitime başlamıştır. Bu dönemde 17 kişi çeşitli burslarla yurtdışına eğitim amaçlı gönderilmiştir.
Sosyal Hizmetler Akademisi 1965’de ilk mezunlarını vermiştir. İlk mezunlardan 13 kişi, öğrenci asistanlığı statüsüyle okulda kalmış, diğerleri ise S.S.Y.B. bünyesinde tıbbı sosyal hizmet alanında atanmışlardır. Yine ilk mezunlarımızdan Adalet Bakanlığı ve D.P.T. de yer alanlar olmuştur.
1963 yılında, Uluslar arası Sosyal Hizmet Okulları Birliğine üye olunmuştur. Üyelik kabulü, Sosyal Hizmet Eğitiminin uluslararası normda Türkiye’nin koşullarına uygun verildiği anlamında önemli bir başlangıçtır.
1967 yılında 26 öğrenciyle H.Ü. Sosyal İdari Bilimler Fakültesi bünyesinde Sosyal Çalışma bölümü açılmıştır. 60’lı yıllar planlı döneme geçildiği, göç, gecekondu, kat sorunları nedeniyle ağırlıkla toplum kalkınması yönteminin uygulandığı yıllardı. Bu yıllara Sosyal Hizmet Eğitiminde de yöntem ve teknikler ağırlıklı olmuştur. Kırsal Kalkınma projelerinde meslektaşlarımız ver almaya başlamıştır.
Sosyal Hizmet Eğitimi dünyada ve ülkemizde önemli bir yer tutmaktadır. Yeni bir meslek olarak toplumda algılanması, kabul görmesi çok uzun yılları almıştır. Yine 1963 yılında Birleşmiş Milletler önderliğinde, S.S.B.Y’ de Koruyucu Aile konusunda Sosyal Yardımcı yetiştirme programı uygulanmış, uygulamanın toplumda çok kabul görmemesi nedeniyle bu program bitirilmiştir.
1968 yılında Ankara Gazi Lisesi Sosyal Hizmetler Akademisine başvurarak okul Sosyal Hizmeti başlatmak istemiş, bu alanda başarılı öğrenci uygulamaları yapılmıştır. Yine bu yıllarda TAPD tarafından Ankara Topraklık semtinde ilk toplum merkezi açılmıştır.
60’lı ve 70’li yıllarda, köy kalkınması, gecekondu çalışması gibi toplum kalkınması yönteminin ağırlıkla yer aldığı uygulamaların yanı sıra Hastanelerde, Cezaevlerinde, Çocuk Bakım Yurtlarında, Huzurevlerinde, Kız ve Gençlik bakım evlerinde, Çocuk İslahevlerinde, Sendikalarda, Fabrikalarda Sosyal Hizmet Uzmanları yer almaya başlamışlardır.
12 Eylül 1980 sonrası 20 Temmuz 1982’de YÖK yasasıyla Sosyal Hizmet Akademisi ve Hacettepe Üniversitesi Sosyal Çalışma Bölümleri birleştirilerek Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Yüksekokulu kurulmuştur. Okulun öğrenci kapasitesi arttırılarak 120 öğrenci alınmaya başlanmış, 1982’ye kadar 650 civarı olan mezun sayısının arttırılması hedeflenmiştir.
1980’li ve 1990’lı yıllarda Dünya’da olduğu gibi Türkiye’de de sorun odaklı yaklaşımların yerine, bütüncül ve generalist yaklaşım ağırlıklı olarak kullanılmaya başlanılmıştır.
Toplumsal değişmeyle birlikte Sosyal Hizmetlerin hedef kitlesi, sorun alanları da gelişmiştir. Sosyal Hizmet Uzmanları sayısal yetersizliklerini korumakla birlikte niteliksel olarak gelişimlerini korumayı ve dünyayla bütünleşmeyi başarmışlardır. Gerek Türkiye’deki Sosyal Hizmet Eğitiminin uluslar arası Sosyal Hizmet Eğitiminin bir parçası olması gerekse ülkenin Sosyal Hizmet sistemi içinde mesleğin bilgi, beceri ve değerlerinin uygulamaya aktarılmasındaki becerileriyle Sosyal Hizmet Uzmanları Temmuz 2002 de Uluslar arası Sosyal Hizmet Uzmanları Birliğine üye olmuşlardır.
Ancak tek bir okulun, Türkiye’deki Sosyal Hizmet Uzmanı açığını karşılaması mümkün değildi. 5, 6, 7, 8 ve 9. Beş Yıllık Kalkınma Planlarında, Sosyal Hizmet Eğitiminin uygulaması ve yeni okullar açılması tespiti 2000’li yıllara dek maalesef sadece bir dilek olarak kalmıştır.
2002-2003 yılında Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesine bağlı Sosyal Hizmetler bölümünün açılmasıyla başlayan süreç sonucunda bugün sosyal hizmet bölümü bulunan üniversite sayısı 7’yi, sosyal hizmet bölümü bulunan İl sayısı 5’i bulmuştur.

HİZMET ALANLARIMIZI TANIYALIM-HATIRLAYALIM:
Bu bölümde farklı alanlardaki meslektaşlarımızın diğer alanlardaki bilgi, gelişme ve verilerden haberdar olması için her sayıda farklı bir sosyal hizmet alanına ilişkin açıklayıcı bilgi verilmektedir.
Bu sayımızdaki konu ülkemizde nispeten yeni sayılabilecek alanlardan olan Aile Mahkemeleri Alanıdır.

 

AİLE MAHKEMELERİ

Sibel Şahin
Sosyal Hizmet Uzmanı
SHU Derneği Mersin Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi
Mersin 1.Aile Mahkemesi

AİLE MAHKEMELERİ

A- Yasal Çerçeve, Kuruluş ve mesleki boyut
4787 Sayılı Aile Mahkemeleri’nin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, 09.01.2003 tarihinde kabul edilmiş ve 18.01.2003 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
4787 Sayılı Aile Mahkemeleri’nin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 5., 6. ve 7. maddeleri şöyledir:
Madde 5: Her Aile Mahkemesine,
1- Davanın esasına girilmeden önce veya davanın görülmesi sırasında, mahkemece istenen konular hakkında taraflar arasındaki uyuşmazlık nedenlerine ilişkin araştırma ve inceleme yapmak,
2- Mahkemenin gerekli gördüğü hallerde duruşmada hazır bulunmak, istenilen konularla ilgili çalışmalar yapmak ve görüş bildirmek,
3- Mahkemece verilecek diğer görevleri yapmak, üzere Adalet Bakanlığınca, tercihen: evli ve çocuk sahibi, otuz yaşını doldurmuş ve aile sorunları alanında lisansüstü eğitim yapmış olanlar arasından, birer psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı atanır.
Bu uzmanlar, 18.06.1927 tarihli ve 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenen hakimin reddi sebeplerine göre ret olunabilir.
Madde 6: 1)Yetişkinler hakkında;
a)Ailenin evlilik birliğinden doğan yükümlülükleri konusunda eşleri uyararak, gerektiğinde uzlaştırmaya,
b)Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan mali yükümlülüklerin yerine getirilmesine ilişkin gerekli önlemleri almaya,
c)Resmi veya özel sağlık veya sosyal hizmet kurumlarına, huzur evlerine veya benzeri yerlere yerleştirmeye,
d)Bir meslek edinme kursuna veya uygun görülecek bir eğitim kurumuna vermeye,
2) Küçükler hakkında;
a)Bakım ve gözetime yönelik nafaka yükümlülüğü konusunda gerekli önlemleri almaya,
b)Bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunan veya manen terk edilmiş halde kalan küçüğü, ana ve babadan alarak bir aile yanına veya resmi yada özel sağlık kurumuna veya eğitimi güç çocuklara mahsus kuruma yerleştirmeye,
c)Çocuk mallarının yönetimi ve korunmasına ilişkin önlemleri almaya,
d)Genel ve katma bütçeli daireler, mahalli idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bankalar tarafından kurulmuş teşekkül, müessese veya işletmelere veya benzeri işyerlerine yahut meslek sahibi birinin yanına yerleştirmeye karar verebilir.
Aile Mahkemesince verilen bu kararların takip ve yerine getirilmesinde 5. maddeye göre atanan uzmanlardan biri veya bir kaçı görevlendirilebilir.
Madde 7: Aile Mahkemeleri, önlerine gelen dava ve işlerin özelliklerine göre, esasa girmeden önce, aile içindeki karşılıklı sevgi, saygı ve hoşgörünün korunması bakımından eşlerin ve çocukların karşı karşıya oldukları sorunları tespit ederek sulh yolu ile çözümünü, gerektiğinde uzmanlardan da yararlanarak teşvik eder. Sulh sağlanamadığı taktirde yargılamaya devam olunarak esas hakkında karar verilir.
B- Aile sistemine yaklaşımda; içinde oluştuğu toplumdan ve diğer ülkelerdeki gelişimlerden yola çıkılarak bakılması, aile sisteminin içerdiği sorunların birbirinden soyutlanamayacağının kabul edilmesi, aile sorunlarının birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğunun bilinmesi, aile sorunlarını yaşayan taraflardan birine getirilen çözümün bir değeri için bulunan çözümle doğrudan ve sıkıca ilişkili olduğunun anlaşılması, aile yapısının ve sorunlarının neden-sonuç ilişkisi içinde ele alınması, ailenin bir öğesinin diğer öğelerle birlikte düşünüldüğünde hak ve çıkarlar yönünden işlevsel bir anlam taşıyacağının kavranılması, aile sisteminin birbiriyle etkileşimli bütünlerden oluşmuş, çevresiyle etkileşimli bir bütünlük olarak görülmesi önem kazanmaktadır(Cılga 2005;3)
C-Sorunlar: Aile mahkemelerinde yeterli sayıda uzmanların olmaması, uzmanların görev ve yetkilerini belirleyen yönetmelikte eksiklikler, uzmanların özlük hakları ile ilgili konularda belirsizliğin olması sorunlardan birkaçıdır. Bu sorunlara konu içinde değinilecektir.
D-Personel Dağılımı ve Aile Mahkemesi Sayısı:
Yapılan araştırma sonucunda, Türkiye’de 160 kurulu Aile Mahkemesi’nden 154 tanesinin, İstanbul’da ise 48 kurulu Mahkemeden 46 tanesinin faaliyette olduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca Türkiye genelindeki Aile Mahkemeleri’nde 56 Psikolog, 56 Pedagog ve 21 Sosyal Çalışmacı bulunduğu, İstanbul’da 20 Psikolog, 19 Pedagog ve 1 Sosyal Çalışmacı bulunduğu tespit edilmiştir.
Mersin’de kurulu 3 Aile Mahkemesinde 1 Sosyal Çalışmacı, 3 Psikolog, 2 Pedagog bulunmaktadır.

E-AİLE MAHKEMESİ UYGULAMASINDAN BİR ÖRNEK
Avustralya’daki Aile Mahkemeleri’nde “Arabuluculuk” uygulaması bulunmaktadır. Aile Mahkemesi’ndeki amaç, uzlaşmaya varmaktır. Eğer tartışma konusu çocuklar ise, arabuluculuğun amacı çocukların çıkarlarının en iyi şekilde savunulmasıdır. Birkaç oturum yapılabilir. Çocuklar konusundaki arabuluculuk hizmeti, “mahkeme arabulucusu” önderliğinde yürütülür. Arabulucu, aile ve çocuk konularında deneyimli sosyal çalışmacı ya da psikologdur. Arabulucu, yasal tavsiye veremez, işbirliği içinde yol gösterir ve çocuklarla ilgili olası anlaşmalar için öneriler verir. Arabuluculuk görüşmeleri gizlidir ve görüşme esnasındaki söylenenler genellikle mahkemede delil olarak verilmez. Çocuk istismarı riski veya kuşkusu, şiddet veya şiddet tehdidi gibi durumları içeren bazı koşullarda istisnalar vardır. Eğer arabuluculuk hizmetinde anlaşmaya varıldıysa, Aile Mahkemesi’nden, anlaşma ile ilgili karar vermesi talep edilebilir. Bu da “İzin Kuralı” olarak adlandırılır. Eğer anlaşmaya varılmadıysa, mahkeme bir sonraki mahkeme sonucunu bildirir.
Çocuklar arabuluculuk hizmetine genelde dahil edilmez; sadece, mahkeme arabulucusu ile özel anlaşma yapıldıysa dahil edilebilir. Arabuluculuk sistemi, uzlaşmaya varma, anlaşmazlık alanlarının tespiti, kişilerin ihtiyaç ve yararlarının araştırılması, muhtemel çözümlerin araştırılması, en uygun çözümün seçimi ve anlaşmaya ulaşmaya hizmet eder. Bu da kişilere yasal süreçte maddi ve duygusal sonuçların büyük ölçüde azalmasını, kendi kararlarını verebilmelerini, ebeveyn olarak ilişkilerini devam ettirmelerini, kendileri için yeni bir yaşam planlamalarını, eski partneriyle iletişimlerini geliştirmeye ve gelecekteki anlaşmazlıklarını çözmeye yardımcı olmalarını sağlar.
Ailenin değerlendirilmesi sonucunda “karar” ve “öneriler”i içeren bir “Aile Raporu” hazırlanır. Rapor, yasal bakış açısından değil, davranış bilimleri bakış açısındandır. Rapor, aile üyeleri ve çocuk/çocukların refahı için önemli olan diğer kişilerle olan görüşmeleri içerir. Aile raporu, aile ve çocuk danışmanı (mahkeme arabulucusu da dahil) tarafından hazırlanır.
F-ÖNERİLER
 Pek çok mahkemede uzmanın görüşme yapabileceği ve çalışabileceği kendisine ait odası bulunmamakta, uzman koridorda, kalemde, duruşma salonunda, kütüphanede veya adliyenin herhangi bir yerinde görüşme yapmakta ve rapor düzenlemektedir. Bazı uzmanlar da, koridorun oda haline dönüştürüldüğü, donanımsız, görüşme ortamı için

uygun olmayan odalara sahiptir. Bahsedilen şekilde donanımlı uzman odası bulunan mahkeme pek azdır. İhtiyaç duyulan malzeme ve kaynak, kişisel çabalarla giderilmek zorunda kalınmaktadır.
 Çocuğun ve taraf(lar)ın yaşadığı koşulları görmek suretiyle değerlendirmeye ihtiyaç duyulması halinde sosyal çalışmacı tarafından ev incelemesi yapılmaktadır. Ev ziyareti sırasında adliye araçları kullanılamadığından sorun kişisel girişimlerle çözülmeye çalışılmaktadır. Ulaşım, tarafların aracı veya taksiyle sağlanmakta, tarafların ekonomik yetersizliği halinde inceleme yapılamamaktadır.
 Tarafların; mahkeme sürecinde sorunlarının arttığı, uzlaşma durumlarının olmadığı görülmektedir. Bu nedenle; ailelerin, boşanma öncesi boşanma sorunları ile ilgili ara kurumdan psiko-sosyal yardım almaları gerekmektedir. Bu uygulama aile mahkemelerinin işlevini ortaya koyacak, sorunların mahkeme öncesi çözülmesine olanak sağlayacaktır.
 Uygulamalarda standartın sağlanması, mahkeme ve uzmanlar arasında işbirliğinin sağlanmasının yanı sıra, kurumlar arası koordinenin sağlanması da önemlidir.
 Aynı zamanda, Aile Mahkemeleri’nin teşkilat, görev, çalışma, usul ve esaslarını, disiplin, denetim, özlük işlemleri, yetki, hak ve yükümlülüklerini düzenleyen “Aile Mahkemeleri’nin Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik” çıkarılmalıdır.


MEHMET CAN ÖZKAYA
İÇİMİZDEN BİRİ - ÖZGEÇMİŞ:
Bu bölümde meslektaşlarımızın birbirlerini daha iyi tanıyabilmesi amacıyla, her sayıda 1 meslektaşımız olmak üzere, Şubemize üye tüm meslektaşlarımızın özgeçmişine yer veriyoruz. Özgeçmiş bölümüne Yönetim Kurulu üyelerimizle devam ediyoruz.
MEHMET CAN ÖZKAYA(Sosyal Hizmet Uzmanı)
SHU Derneği Mersin Şubesi Genel Sekreteri
Meslektaşımız Mehmet Can ÖZKAYA 12/04/1980 Mersin doğumludur. İlkokulu Karaman’da, ortaokul ve liseyi ise Mersin’de bitirmiştir.
1999 senesinde Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Yüksekokulu’na giren meslektaşımız, öğrencilik yıllarında aynı okulda düzenlenen 1. Sanat Festivali organizasyonunda görev almış, UNICEF’in Marmara depremine maruz kalmış çocuklar için düzenlediği ‘Evet de’ isimli faaliyete verdiği katkılardan dolayı UNICEF Teşekkür Belgesi ile ödüllendirilmiştir. Ankara Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nda uygulama öğrencisi olarak görev yaptıktan sonra, 2003 senesinde mezun olmuştur.

Mesleğinin ilk yıllarında Ankara Fatih’teki özel bir rehabilitasyon merkezinde sorumlu müdür; Ankara Büyükşehir Belediyesi Yaşlı Hizmetleri Merkezi’nde Sosyal Hizmet Uzmanı olarak görev yaptıktan sonra, İzmir İl Jandarma Komutanlığı’nda yedek subay olarak askerlik hizmetini 2005 Aralık’ta tamamlamıştır.
Bu tarihten sonra 2006 Nisan ayında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü’nde Sosyal Çalışmacı olarak hizmet vermeye başlayan meslektaşımız halen bu görevine devam etmektedir.
Denetimli Serbestlik Sisteminin tanınması ve geliştirilmesi için birçok çalışması olan meslektaşımızın çeşitli dergi ve mesleki internet sitelerinde makaleleri yayınlanmıştır.
Adalet mekanizması içinde Sosyal Hizmet Mesleğinin Rolü ve Önemi, çağdaş sosyal hizmet müdahaleleri konularıyla yakından ilgili olan meslektaşımız Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Mersin Şubesi Genel Sekreterliği ve MEÇİKOD üyeliği yapmaktadır.
Mehmet Can ÖZKAYA, 2006 Ağustos’tan beri meslektaşı Gamze ÖZKAYA ile evlidir.
 

SOSYAL HİZMET UYGULAMALARINDA  HAYIRSEVERLİK YAKLAŞIMI
GERİ Mİ DÖNÜYOR-DÖNDÜ?

                     SHU Bülent KARAKUŞ  SHU Derneği Mersin Şubesi Başkanı


SHU Bülent KARAKUŞ

İLGİNÇ ANILAR - NOSTALJİ: Bu bölümde meslektaşlarımızın bizzat kendi başlarından geçen veya bir başka meslektaşımızdan duyulan tamamen gerçek, ilginç bir mesleki deneyim-anı veya yaşam deneyimine yer verilmektedir. İsim belirtilmesi zorunlu değildir.
NEDEN?

Mesleğimin 3.yılı, yaptığım işi yani memuriyet denilen kavramı yeni yeni kavramaya başladığım ancak alışmamak için direndiğim yıllardan sadece biri. Bu dönemde sık sık göreve başladığım ilk gün tanıştığım çalışma arkadaşlarımı yani diğer memurları sıklıkla düşünüyorum. İlk izlenimim de yer alan, elleri arkaya bağlı, sol elde siyah tesbih, kuruluş bahçesinde dolaşan arkadaşın üstünde eski ve rengi çok kötü, dökülen, bir takım elbise, bunu tamamlayan
uyumsuz, çok yalnızım ve benim bu takım elbiseyle hiç alakam yok diyen bir kravat, kravatın havada durmasını


Hasbi SALMAN

   sağlayan kocaman bir göbek, seyrek kel denilebilecek bir baş ve kötü kesilmiş bir bıyık. Yüz hatlarında 8-5 tam 20 yıl mesai yapmış olmanın durağanlığı ve huzuru!
İşte ilk gün ben böyle olmayacağım dediğim gündü. Laf aramızda dokuz yıl geçti ve bazen öyle olduğumu düşünüp kendime gülüyorum.
İşte üç yıl geçti. Büyük bir şehirde büyüyüp, büyük bir şehirde öğrenim gördükten sonra, taşra sayılabilecek bir ilde geçen üç yıla çok şey sığdı. Bunlardan bir tanesi benim için dönüm noktalarından biriydi.
Çünkü bir köye huzurevi incelemesine gitmiş ve köy standartlarına göre çok iyi döşenmiş bir evde sorduğum “anneniz nerede, onun için müracaat etmişsiniz, onu görebilir miyim?” dediğimde, beni evden çıkarıp, bir ahıra götürüp, iki ineği geçtikten sonra, oluşturulmuş tahtadan, penceresiz, karanlık odada, tezek kokan bir döşek ve üzerinde yatan kadını görmüştüm. Kadının kolundan tutup yine inekleri geçtikten sonra dışarı çıkardığımda, kadın kafasını yukarı kaldıramamış, gözleri kamaşmıştı gün ışığından(bu noktada, keşke bunu yapmayıp, mahkum edildiği karanlıkta kalmaya devam etseydi, gün ışığını gördükten sonra artık yeniden karanlığa döndüğünde, gün ışığını özleyip daha çok acı çekecek diye düşünmüştüm). Kadının beli bükülmüştü, kokuyordu, evet, o ahırın içinde oluşturulan bir odada yaşıyordu.
Kadına seni huzurevine götüreyim mi? diye sordum.
Koltuk değneğine sıkıca sarılıp, “bana orda bakarlar mı?” diye sordu.
“Evet” dedim.
Ağlamaya başladı. “Ne olur beni oraya götür” dedi.
Kadını iki gün içinde oradan alıp huzurevine yerleştirdim.
Bu kadının çocuğu yok muydu? diye soruyorsunuz kendinize. Kadının dokuz çocuğu vardı. İki tanesi ahırın yanında, eşleri ile birlikte, tapusu kadına ait evde, çocukları ile yaşıyordu. Diğer beş çocuğu da evliydi. Bu beş çocuk başka illerde yaşıyordu. Aralarında öğretmen ve oto galeri sahibi olanlar da vardı.
Bu çocukların bazıları ile anneleri hakkında konuştum. Hani mesleğimiz gereği hiç kimseyi suçlamadan, önyargısız görüşme yapmak gerekiyor ya. İşte onu yapıyorum.
Çocuklar annelerinin onlara çok iyi baktığını henüz 35 yaşında iken babalarını kaybettiklerini, hiçbir zaman üçüncü bir entarisi ile başörtüsünün olmadığını, tırnakları ile yaşamı kazıyarak kendilerini büyüttüğünü anlattılar bana.
Nedense şaşırmamıştım. Çünkü kadın hiçbir görüşmemde evlatları hakkında kötü bir şey söylememişti. Evlatları da onun için kötü bir şey söylememişti. Peki bu kadın neden ahırda yaşıyordu.
Bu soruya çocukların verdiği cevap “ev dar” olmuştu.
Evet, evin darlığı nedeni ile çocuklarından hiç biri o ahırda kalmıyordu, eşleri de, çocukları da.
Orada kalan işte o kadındı sadece ve ahırda kalmayı o kadın istemişti!
Çocukları ne yaptıysa annelerini eve getirmeye ikna edememişlerdi.
Çünkü kadın “ev dar çocuğum, siz burada kalın, ben orada yaşarım” demişti.
Huzurevine girme aşamasında, il dışındaki çocukları şiddetle huzurevinde kalmasına karşı çıkmışlardı ama kadını ikna edememişlerdi. Kadın çocuklarını rahatsız etmek istemiyordu.
İşte A N N E harflerinden oluşan ancak bu harflere hiçbir zaman sığmayacak ölçüde sevgi, sahiplenme, koruma duygularıyla dolu bu harflerin yaptığı, bize göre kocaman A N N E’ye göre ise sıradan her zaman yapılabilecek bir davranış örneği.
Annelerimizi unutmayalım!
Çünkü onlar son nefeslerine kadar bizim için yaşıyorlar.
Peki sen onun için yaşayabilir misin?????????????????

UZMAN SANATI:
Bu bölümde Derneğimize ve Şubemize üye meslektaşlarımız öncelikli olmak üzere şiir vb. sanatsal üretimlerine yer verilmektedir. Bu sayımızda Şubemiz üyesi Gülçin AYTAN AÇIKALIN ve Sivas’ta görev yapan meslektaşımız Aziz ŞEKER’in şiirlerine yer veriyoruz.
 

SOĞUK EKMEK
Soğuk ekmek nedir?
Bilir misiniz siz?
Soğuk ekmek,
Bayat ekmek,
Dünkü ekmek...

Siz nasıl söylerseniz söyleyin
Bizim mahallede soğuk ekmek denir.
Yarı fiyatına verilir.
Öyle soğuk ekmek deyip geçmeyin,
Azıcık geç kalsanız bitiverir.

En zoruma gideni fırıncıya söylemek
Neyse ki fırıncı bunu anladı
Ben söylemeden sarıveriyor,
İki soğuk ekmek

Soğuk ekmek nedir ?
Bilir misiniz siz?
Soğuk ekmek,
Bayatekmek,
Dünkü ekmek...

Gülçin AYTAN AÇIKALIN
Sosyal Hizmet Uzmanı
SHU Derneği Mersin Şubesi Üyesi
SİRESİ YARİSDARAN
Hrant için...
güvercinleri de vururlarmış bir kış ayazında
yetimhane bahçelerinden
toprak kokan ayrılıklardan
hüzünle yıkanan zamandan
geride ağlayan bir ormandan
geçerken soluk soluğa
bir beyaz güvercin
gagasında zeytin dalı
yüzyıllık bir barış telaşıyla
geçerken bir beyaz güvercin acıyla
güvercinler de vurulurmuş
alışık olsak da yenik bir hüzünle hep kanarız
çocuklar gülümsesin yalnızca
düşmanlık nedir bilmeyen oyunlarıyla
ardımızda destanlar, masal tadında sevdalar…
güpegündüz vurulurmuş güvercinler
kursaklarında son kardeşten kalma barış lokması
alışık olsak da hep bir ağrı olur zaman
buruşur sevginin yüzü avuçlarımızda
turnalar
göç yolları
sonra ıssız mezarlar
güvercin dalgınlığında
hep böyle yanarız…
Aziz ŞEKER
Sosyal Hizmet Uzmanı
SHU Derneği Üyesi, Sivas

ALTIN ÖĞÜT: Beş şeyden önce beş şeyi ganimet biliniz.-İhtiyarlık gelmeden, gençliği-Hastalık gelmeden, sağlığı-Fakirlik gelmeden, zenginliği-Meşguliyet gelmeden, zamanı-Ölüm gelmeden, ömrü  Hz. Muhammed

SANATSAL SEÇKİ:
Bu bölümde her sayıda yerel, ulusal veya uluslar arası bir sanatçının şiir, söz vb. sanat üretimi yayınlanmaktadır.

YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİRŞEY VAR
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına

İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana
A. B.

BİRKAÇ KOMİK SÖZ:Yasamaya ayrı, yürütmeye ayrı zaman mı? Ben darbe kullanıyorum. Yıkıyorum. Çıkıyorum.
Ölüm korkusu sürekli değil, mezarda biten geçici bir duygu.Onbin kere söyledim abartmayı bırak diye.

DUYURU ve İLANLAR
Bu bölümde sosyal hizmet, ilgili alanlar ve meslektaşlarımıza ilişkin haber, gelişme, ilan, duyuru vb bilgiler yer almaktadır.

• Mayıs ayında üye ziyareti gerçekleştirdiğimiz Şubemiz Üyesi Ahmet YORGUN bir partinin genel başkan yardımcılığı yanında, kendisine ait olan Ulusal Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi aracılığıyla İlimizde Koç Allianz’ın acenteliğini yapmaktadır. Kendisine başarılar diliyoruz.

• Yurt dışı deneyimi yaşayarak mesleki bilgi ve tecrübelerini artırmak isteyen meslektaşlarımız, Merkezi Ankara’da bulunan ve meslektaşlarımızın aktif olarak yer aldığı CİF(Sosyal Hizmet Alanında Çalışanlar Derneği) ile irtibata geçebilirler. Söz konusu Dernek tarafından sosyal hizmet alanında çalışan meslek elemanlarının ülkeler arası değişim projeleriyle, diğer ülkelere giderek oradaki sistem hakkında bilgi sahibi olmaları sağlanmaktadır.

• Meslektaşımız Salman KILIÇ geçici olarak görev yaptığı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası(SES) Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyeliği görevinin sona ermesi nedeniyle SHÇEK’teki görevine dönerek, İlimizde Koruma Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde Sosyal Hizmet Uzmanı olarak görevine başlamıştır. Kendisine hoş geldin diyor ve başarılar diliyoruz.

• Gazi Üniversitesi Çocuk Koruma Merkezi ve Çocuk İstismarı ve İhmalini Önleme Derneğince 8-10 Mayıs tarihlerinde Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlık Konferans Salonunda, “İstismara Uğramış Çocuğa Yaklaşım” konulu 2.Uluslararası Katılımlı Sempozyum yoğun bir katılımla gerçekleştirilmiştir. Sempozyumun konu başlıklarından biri de “İstismara Uğrayan Çocuk ve Sosyal Hizmet Yaklaşımıydı” ve Dernek Genel Başkanımız Sayın Murat ALTUĞGİL de bir sunum yapmıştır. Sempozyuma katılan tüm meslektaşlarımızı ve emeği geçen herkesi kutluyoruz.

• Dernek Genel Merkezimizin koordinasyonunda ilki Nisan 2008’de Ankara’da yapılan Şubeler Çalıştayının 2.sinin Temmuz 2008’de Trabzon’da yapılması planlanmaktadır.

• 7.Sokakta çalışan Çocuklar Sempozyumu, Şanlıurfa Belediyesi, Harran Üniversitesi, Şanlıurfa İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ve Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Şanlıurfa Şubesinin katkılarıyla 7-9 Kasım 2008’de Şanlıurfa’da yapılacaktır.

• Sosyal Hizmet Dergisi Ocak 2008 sayısı, Sosyal Hizmet Mesleğinin Etik İlkeleri ve Sorumlulukları, Sosyal Hizmet ve Çocuk Hakları, Çocuk Koruma(ma) Kanunu, Yaşamla Bütünleşen Bir Mesleğin Öyküsü Sema KUT, Kadın Sağlığı ve Aile Planlaması Projesi kitap ve dergileri Şubemizden temin edilebilir.

LÜTFEN!
Şubemize bağlı illerdeki üyelerimiz ve meslektaşlarımızın yeni adres, telefon, e-posta vb. İletişim bilgilerini bize bildiriniz.
Bültenin ulaşmasını istediğiniz kişi ve kuruluşları bize bildiriniz.

Bültende yer almasını istediğiniz her türlü duyuru, görüş ve öneri için LÜTFEN Şubemizle iletişime geçiniz.

Aidatlarınızı ve bağışlarınızı Şubemizin aşağıdaki hesap numarasına yatırabilirisiniz. İlginiz ve sorumluluk anlayışınız için şimdiden teşekkürler…

   SHU Derneği Mersin Şubesi Hesap Numarası:İş Bankası Uray Şubesi - MERSİNHesap No: 6607 - 725598

   SOSYAL HİZMET UZMANLARI DERNEĞİ MERSİN ŞUBESİ BÜLTENİ YAYIN KURALLARI

Bülten yayın kurulu SHU Derneği Mersin Şubesi Yönetim Kuruludur. Bültende yer alacak yazı ve içeriğe yayın kurulu karar verecektir.
Bülten faaliyet alanı öncelikle SHU Derneği Mersin Şubesine bağlı İllerde(Mersin, Adana, Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye) görev yapan sosyal hizmet uzmanları olup diğer illerdeki sosyal hizmet uzmanları ve sosyal hizmetle ilgili kişi ve kuruluşlara da bülten dağıtımı yapılabilir.
Bülten yayın aralığı 2 ayda bir olmakla birlikte Yayın Kurulunun uygun göreceği sürelerde de Bülten çıkarılabilir.
Bülten maliyet, ulaşılabilirlik, yaygınlık, sürat vb. kolaylıklar nedeniyle öncelikle elektronik ortamda hazırlanarak dağıtımı yapılacak, gerek görüldüğü taktirde yazılı olarak da çoğaltılıp dağıtılacaktır.
Bülten içeriğinde sosyal hizmet ve ilgili konuları ile sosyal-kültürel konulara yer verilebilecektir.
Bültende yer alan yazılarda yer alan görüşler yazarlarına aittir. Bülten Yayın Kurulu ve SHU Derneği Mersin Şubesi yazarların görüşlerinden sorumlu tutulamaz.

                                                        “Birlikte değiştirelim, birlikte geliştirelim” 

Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Genel Merkezi  © Tüm hakları Sosyal Hizmet Uzmanları Derneğine aittir.