MENÜ

 Ana Sayfa
 Duyurularımız
 Basın Açıklamalarımız 
 Faaliyetlerimiz
 Bültenlerimiz  Görüşlerimiz
 


ŞUBELERİMİZ

Marmara Bölgemizi
 Ege Bölgemiz
 İç Anadolu Bölgesi
 Akdeniz  Bölgesi
 Karadeniz Bölgesi  Güney / Doğu Anadolu Bölgesi
 


İNTER-AKTİF

İletişim
Derneğimize Üyelik
Forum
Yayınlarımız
İnsan Kaynaklarımız Kitap


 



MAİL GRUBUMUZA KATIL

 

                    ENGLISH

Google
Web www.shudernegi.org
SOSYAL HİZMET UZMANLARI DERNEĞİ GENEL  MERKEZİ
SOSYAL HİZMETLER POLİTİKA  ÖNERİLERİ 
      (Ağustos 2002)
Adres: Sümer 1 sok. no:9/ 8 Kızılay
Web Sayfası:  http://www.shudernegi.org
E posta: hurriyetu@yahoo.com
Tel: 0312 232 52 38

                                                       
    

1-  Sosyal Hizmet Mesleğinin Tanımı ve Müdahale Alanları
2-  Sosyal Hukuk Devleti Olma Niteliği
3-  Uluslar arası Yükümlülükler ve Hizmet Sunumu
4-  Ulusal Sosyal Hizmetler Politikası
5-  Türkiye’de Sosyal Hizmet Yapılanması

SONUÇ VE ÖNERİLER
1- Sosyal Hizmetler Bakanlığının Kurulması
2-Sosyal Hizmet Alanında Eğitim Veren Yeni Bölümlerin Açılması
3-Sosyal Hizmet Politikalarının Oluşturulması ve Yönetilmesinde Sosyal Hizmet Uzmanlarının Etkin Rol Almasının Sağlanması

GİRİŞ

1- Sosyal Hizmet Mesleğinin Tanımı ve Müdahale Alanları :İnsan hakları ve sosyal adalet ilkelerini temel alan, sosyal değişimi destekleyen, insanların iyilik durumunun geliştirilmesi için insan ilişkilerinde problem çözmeyi, güçlendirmeyi ve özgürleştirmeyi amaçlayan ve bunun için insan davranışına ve sosyal sistemlere ilişkin teorilerden yararlanarak insanların çevreleriyle etkileşim noktalarına müdahale eden bir meslektir (Uluslar arası Sosyal Hizmetler Birliği 2001).
Sosyal Hizmetin müdahale alanları; kadın, çocuk (korunmaya muhtaç çocuklar, sokakta çalışan veya sokakta yaşayan çocuklar, suçlu çocuklar...), yaşlı, özürlü, mülteci, sığınmacı, özel ihtiyaç grupları (HIV, Kanser, Lösemililer, alkol ve madde bağımlıları, eşcinseller),evsizler, yoksullar vs. gibi oldukça geniş bir müdahale alanını içermektedir.  Sosyal Hizmet Uzmanları bu müdahale alanlarında gerek politika ve programların oluşturulması gerekse uygulama da belirleyici rol almaktadırlar.
2- Sosyal Hukuk Devleti Olma Niteliği:1982 Anayasası’nda ‘sosyal bir hukuk devleti’ olma, Türkiye Cumhuriyeti’nin nitelikleri arasında sayılmıştır.  Başlangıç bölümünde her yurttaşın, onurlu bir yaşam sürdürme, maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine sahip olduğu vurgulanmış, herkesin maddi ve manevi varlığını geliştirme ve koruma hakkına sahip olduğu 17. Maddede yinelenmiştir.  Bireyler açısından getirilen bu hak 5. Maddeyle devlete görev olarak verilmiştir.  5. Maddeye göre; kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli koşulları hazırlamaya çalışmak devletin temel amacı ve görevidir. Anayasa’nın 5, 17, 56. Maddelerinde yer alan kuralların dayandığı temel ilke kişilerin devletçe her türlü zarardan korunmaları gereğidir.
Sosyal  Devletin görevi, sosyal adaleti,sosyal refahı ve  sosyal  güvenliği  sağlamaktır (Anayasa Mahkemesi Kararı 1991/ 43). Çağdaş uygarlık görüşüne ve Anayasanın temel yapı ve felsefesine göre gerçek hukuk devleti, ancak toplumsal devlet anlayışı içinde ise bir anlam kazanır (AMK 1972/ 49).  Sosyal Hukuk Devleti ilkesi içinde yer alan sosyal adalet, sosyal refah ve sosyal güvenlik kavramları tüm yurttaşları kapsar ( AMK 1980/ 59). Toplum yararının birey yararına üstün tutulması, sosyal hukuk devletinin temelini oluşturur.  Ancak bunda güdülen amaç sonuçta yine bireylerin mutluluğunun sağlanmasıdır (AMK 1976/46).
3- Uluslararası Yükümlülükler ve Hizmet Sunumu:İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ile bildirgeyi izleyen, Ekonomik ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi ve Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi Türkiye tarafından onaylanmış olup temel insan haklarının sağlanması yönünde önemli belgelerdir.  Birleşmiş Milletlerin  Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Avrupa Sosyal Şartında özel bir düzenlemeye konu olan  Çocuk ve Gençlerin Korunması hakları ise kimi çekincelerle Türkiye tarafından kabul edilmiştir.
Ayrıca Avrupa Sosyal Şartının,  Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardıma İlişkin Haklar altında incelediği, Sosyal Güvenlik Hakkı (m.12),   Sosyal ve Tıbbi Yardım Hakkı (m.13), Sağlığın Korunması Hakkı (m.11) , Sosyal Hizmetlerden Yararlanma Hakkı (m.14) ve Ailenin, Ananın ve Çocuğun Korunmasına ilişkin olarak; Ailenin Sosyal, Hukuksal ve Ekonomik Korunma Hakkı (m.16) ,Ananın ve Çocuğun Sosyal ve Ekonomik Korunma Hakkı (m.17) da uluslararası standartların bağlayıcılığı açısından önem taşımaktadır. Avrupa Sosyal Şartı Türkiye tarafından onaylanmış olup Türkiye bu konudaki yükümlülüklerini yerine getirmelidir.  Avrupa Birliği uyum sürecinde ise bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi hayati önem taşımkatadır.
Yukarıda söz edildiği üzere Sosyal Hizmetlerden Yararlanma Hakkı, uluslararası anlaşmalarda güvence altına alınmıştır. Sözü geçen sözleşmelerde herkes için onurlu bir yaşam düzeyinin sağlanması ve yaşama koşullarının sürekli geliştirilmesi ise temel esastır.  Önemli bir diğer vurgu ise gerek Birleşmiş Milletler Sözleşmelerinde gerekse Avrupa Sosyal Şartında çocuk, genç ve ailenin korunmasının özel bir önem taşımasıdır.
İnsanın, onurlu bir yaşam sürdürme, maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine sahip olduğu  temel yönelimiyle sosyal hizmet mesleği, insan hakları ve sosyal adalet prensibini başlangıç noktası olarak kabul etmektedir. Dolayısıyla sosyal hizmet mesleği açısından, sosyal hizmetlerin sunumunda temel yaklaşım insan hakları ve sosyal adalet ilkesidir.  Meslek özünde doğrudan insan haklarına ilişkin kararlar üretilmesini zorunlu kılmaktadır. Mesleğin uygulayıcıları olan sosyal hizmet uzmanları, sosyal hizmet alanlarında yaşanan insan hakları ihlallerine karşı duyarlılık yaratma, etkin müdahalede bulunabilme ve insan haklarını geliştirme sorumluluğu taşımaktadır.
4-Ulusal Sosyal Hizmetler Politikası:Oysa ülkemizde gerek iktisadi ve sosyal politikaların belirlenmesinde gerekse öncelikler sıralamasında  neo- liberal politikaların belirleyici olduğu bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Bir yanda Anayasaya göre ( Madde 5); kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli koşulları hazırlamaya çalışmak devletin temel amacı ve görevi olarak belirlenmek de diğer yanda ise neo-liberal politikaların bir yansıması olarak değerlendirilebilecek bir yaklaşım ile sosyal refahın sağlanmasından öte , tüm kurumları ile devleti sosyal yapan unsurların birer birer elden çıkarıldığı koşulların hayata geçirildiği saptamasını yapmak gerekmektedir. Bu durumu Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planını incelediğimizde net bir şekilde görebiliriz.
SekizinciBeş Yıllık  Kalkınma  Planında,  Sosyal  Refahın  Arttırılması 
Bölüm Madde: 4  ) ve  bu bölüm altında yer alan Sosyal Hizmetler ve Yardımlar konusu, devletin Sosyal Devlet olma niteliğinden oldukça uzakta kalmıştır.  Sosyal hizmetler, yoksullukla mücadele- sosyal yardım hizmetleri ile sınırlandırılmıştır. Bu yaklaşım tarzının bütün yurttaşlar için sosyal refahın, sosyal adaletin ve sosyal güvenliğin sağlanması yönündeki ilkelerden nedenli uzak olduğu ortadadır.
Sosyal hizmetler, ülkenin genel sosyal güvenlik şemsiyesi içinde, herkes için onurlu bir  yaşam düzeyinin sağlandığı, sağlık, eğitim, konut hizmetlerinin sosyalleştiği, aile ve çocuk hizmetlerinin eksiksiz gerçekleştirildiği oranda hizmet bütünlüğünü sağlayabilecektir.
5- Türkiye’de Sosyal Hizmet Yapılanması:24.05.1983 tarihinde  kabul edilen  2828  sayılı  Sosyal  Hizmetler  ve  Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun çıkış amacı sosyal hizmetlerin tek çatı altında toplanmasıydı.  Ancak Kurum Kanunun dışında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu, Aile Araştırma Kurumu, Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü ve Özürlüler İdaresi Başkanlığı Kurulmasına Dair Yönetmelik gibi yeni düzenlemelerle sosyal hizmetlerin görev ve sorumluluk alanı daralmış ve sosyal hizmetlerin sunumu yeniden dağınık bir hal almıştır. Sosyal hizmetlerin mevcut dağınıklıktan kurtarılarak hizmet bütünlüğünü sağlaması esastır.
Çağdaş sosyal hizmet politikası, bütünlükçü bir hizmet ve örgütlenme modelini içermek zorundadır. Yukarıda da ifade edildiği üzere toplumsallaşan bir devlet anlayışı içinde anlam bulacak olan sosyal hizmet politikası, sosyal devlet ilkeleri ve uluslararası normları hedef almakla yükümlüdür.


SONUÇ VE ÖNERİLER

1-Sosyal Hizmetler Bakanlığının Kurulması:Sosyal Hizmetler,Kadın – Aile ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu’ndan sorumlu Devlet Bakanlığı, Özürlülerden sorumlu Devlet Bakanlığı, İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanlığının  kaldırılarak yerine ‘Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın kurulması ve hizmetlerin tek bir çatı altında toplanmasının sağlanması. Yerinde ve zamanında verilmeyen hizmetlerin Sosyal Hizmet olmadığı bu nedenle hizmetlerin etkinlik ve verimliliğinin ülke genelinde yaygınlaştırılması için mevcut Sosyal Hizmet Örgütlenmesi ile hizmet tekrarının önlenmesi.
2-Sosyal Hizmet Alanında Eğitim Veren Yeni Bölümlerin Açılması:Sosyal hizmete ihtiyaç duyan grupların gerek nicel olarak artması gerekse bu grupların sorunlarınınniteliksel olarak çeşitlenmesi sosyal hizmetleri sunan insan gücünün yetersiz kalması ile sonuçlanmıştır. Oysa bu çeşitlenmeye paralel olarak bu alanda
hizmet vermek üzere yetiştirilen eğitim birimleri yaygınlaştırılamamıştır. Bu alanda Hacettepe Ünv. Sosyal Hizmetler Yüksek Okulu dışında eğitim veren bir başka bölüm bulunmamaktadır. Bu nedenle Üniversiteler bünyesinde yeni Sosyal Hizmet bölümlerinin açılması bu alanda ihtiyaç duyulan insan gücünün yetiştirilmesi olanağını sağlayacaktır. 
3-Sosyal hizmet politikalarının oluşturulması ve yönetilmesinde sosyal hizmet uzmanlarının etkin rol almasının sağlanması. Günümüzde gelişmiş ülkelerde Hükümetlerin başarı ya da başarısızlıkları uyguladıkları sosyal hizmet politika ve programlarındaki başarıları ile ölçülmektedir. Başarılı olan politika ve programların oluşturulması ve yönetilmesinde sosyal hizmet uzmanları da aktif rol almaktadır.
Sosyal hizmet politika ve uygulama alanlarında mevzuat, proje ve hizmet modeli geliştirilmesinde veya yeniden üretilmesinde Sosyal Hizmet Uzmanları derneği her türlü katkıyı vermeye hazırdır

   
 
 
                 

  

Bu Sayfayı Yazdır
 

 

Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Genel Merkezi  © Tüm hakları Sosyal Hizmet Uzmanları Derneğine aittir.