MENÜ

 Ana Sayfa
 Duyurularımız
 Basın Açıklamalarımız 
 Faaliyetlerimiz
 Bültenlerimiz  Görüşlerimiz
 


ŞUBELERİMİZ

Marmara Bölgemizi
 Ege Bölgemiz
 İç Anadolu Bölgesi
 Akdeniz  Bölgesi
 Karadeniz Bölgesi  Güney / Doğu Anadolu Bölgesi
 


İNTER-AKTİF

İletişim
Derneğimize Üyelik
Forum
Yayınlarımız
İnsan Kaynaklarımız Kitap


 



MAİL GRUBUMUZA KATIL

 

                    ENGLISH

Google
Web www.shudernegi.org

SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA KURUMU BAŞKANLIĞI
TEŞKİLAT  VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI


Çağımızda “sosyal hukuk devleti” kavramının benimsenmesi ile toplum refahının gerçekleştirilmesinde önemli bir role sahip olan sosyal hizmetler ve sosyal yardımlar Devletin sorumluluğunda toplumsal bir yükümlülük haline gelmiştir.
Günümüzde etkili kalkınma ancak birbirlerini tamamlayan ekonomik ve sosyal yönler arasında denge kurulabildiği takdirde gerçekleşebilir. Çünkü,ekonomik kalkınma ve sosyal gelişme yalnız birbirlerini tamamlayan süreçler olmayıp, kalkınma sürecinin birbirleriyle ilgili parçalarıdır. Kişilerin yaşamını güçlendirmek, sosyal ve ekonomik yoksunluk içinde bulunan kişileri Devletin koruyucu şemsiyesi altına almak, insan kaynaklarını geliştirmek, toplumun değişen koşullarına bireylerin uyumunu sağlamak, artan ulusal kaynakları halkın refahına yöneltmek ve insanların yaşam kalitesini artırmaktır. Sosyal hizmetler sosyal yardımlarla birlikte düşünülmeli, belirli sosyal sorunların çözümü için salt mali yönden kaynak aktarımı olarak düşünülmemelidir. Sosyal hizmet ve sosyal yardım birlikte düşünülmelidir ayrı kurumlarda örgütlenmesi hizmet ve kaynakların etkin kullanımını engellemektedir.  Sosyal hizmetin insan hakları ve sosyal adalet temelinde tüm yurttaşlara eşit olarak götürülmesi gereken temel yurttaşlık hakkı olarak görülmesi sosyal devlet olma sorumluluğudur. SYD Vakıflarının bugünkü uygulamaları bilimsel kriter ve değerlendirmelere tabii olmayan  siyasi , bürokratik,tanışıklık, bölgesellik  vs. özelliklerle himmet
anlayışı ile sunulmakta ve bu tasarı ile de bu durumun
devam ettirileceği görülmektedir.
Tasarıda AB müktesebatına , Dünya Bankası’ nın Sosyal Yardımların resmi bir kurum kanalıyla sunulmasına dair taleplerinin , müstakil başkanlık ve bağlı daire başkanlıkları ile mevcut personel ücretlerinin
üzerinde bir ücretlendirme ile yeni bir bürokratik yapı oluşturulmaktadır. Ayrıca kadrolaşmak için bu yapı araç olarak görülmektedir. Sosyal Yardım Uzmanlığı  ya da yardımcılığı ile 4 yıllık yüksek öğrenimli kişiler, yoksulların seçiminde ve hizmetlerden yararlanmaları ile ilgili söz sahibi
olacaklardır. Yani mevcut olan himmet anlayışının sürdürüleceği anlaşılmaktadır. Tüm dünyada yoksulluk alanının tek profesyonel mesleği Sosyal Hizmet Uzmanlığı’ dır. Profesyonelliği ve bilimselliği göz
ardı etmek şu anki siyasi otoritenin bilinçli tercihidir.
Gerekçede sunulduğu gibi tasarı, sosyal devlet olma sorumluluğuyla değil Sosyal devletten vazgeçme durumunu göstermektedir. 
Anayasanın başlangıç bölümünde, “...her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni
içinde onurlu bir hayat sürdürme ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine sahip olduğu...”
belirtilmekte ve 2’nci madde’de Cumhuriyetimizin niteliği “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta
belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” şeklinde tanımlanmaktadır.
Anayasamızın 5’nci maddesinde Devletin temel amaç ve görevleri arasında belirtilen “kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır” hükmü önem kazanmaktadır. 17’nci madde’de ise “herkes, yaşama, maddi ve manevi
varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir” denilmekte, aynı konu kişinin hakları yönünden de ifade edilmektedir.
Anayasamızın 41’nci maddesi ailenin korunması ile ilgili olarak şu önemli hükmü getirmektedir: “Aile,Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.”
Anayasamız gençliğin korunması konusunda da Devlete görev vermektedir. Bu konuda 58’nci madde’de “Devlet, istiklal ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müsbet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkilapları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır. Devlet, gençleri alkol
düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk,kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır” hükmü yer almaktadır.
Anayasamızın 60’ncı maddesi sosyal güvenlik hakkını düzenlemekte ve “herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar” demektedir.
Anayasamızın 61’nci maddesi ise özel olarak korunması gerekenleri konu edinmekte ve “Devlet harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malül ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar. Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. Yaşlılar, Devletçe korunur, yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar
kanunla düzenlenir. Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alır. Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve
tesisleri kurar veya kurdurur” hükmüne yer vermektedir.
Diğer yandan, Avrupa Sosyal Şartı’nda çocukların, gençlerin, kadınların, ailenin, özürlülerin korunması gerekliliği, yeterli kaynaklardan yoksun herkesin sosyal ve sağlık yardım hakkına sahip olduğu ve
tarafların bu koşullara ulaşmayı politikalarının amacı sayacakları belirtilmiştir.
AB Müktesebatın üstlenilmesine ilişkin Türkiye Ulusal Programının “Sosyal Yardım ve Hizmetler, Yaşlılar ve Dışlanma” bölümünde de ülke genelinde mevcut yasal düzenlemelere yer verilerek, AB Mevzuatının
üstlenilerek uygulanması nihai hedef olarak belirlenmiştir. Bu çerçevede, Müktesebatın uygulanmasına yönelik idari kapasite bölümünün “Sosyal Politika ve İstihdam” alt başlığında da “kamuya ait
sosyal yardım ve hizmet programlarının düzenlenmesi,idaresi ve koordinasyonundan sorumlu yeni bir kurumsal yapı oluşturulacaktır“ denilmektedir.
Bunların yanı sıra, Sekizinci 5 Yıllık Kalkınma Planında, yoksulluğun azaltılması ve muhtaç durumda bulunan kişi ve gruplara etkin sosyal koruma sağlanması, sosyal hizmetlerin ihtiyaç sahiplerine yaygın, etkili ve sürekli bir şekilde ulaştırılması,sosyal hizmet ve yardım sağlayan kamu kurum ve kuruluşları ile yerel yönetimler ve gönüllü kuruluşlar
arasında işbirliğinin sağlanması ve söz konusu hedef kitlelere daha etkin bir hizmet sunulması amacıyla yeni bir sisteme kavuşturulması gerektiği öngörülmektedir.
Yukarıda belirtilen Anayasa maddelerinin hükümleri ışığında, öte yandan tarafı olduğumuz uluslararası anlaşma hükümleri uyarınca ve kalkınma planları hedeflerine uygun olarak, sosyal hizmetler ve sosyal yardım sisteminin yeniden yapılandırılması ve ülkemizin çağdaş bir sosyal koruma sistemine kavuşturulması zorunluluk arz etmektedir. Çağdaş sosyal hizmet politikası, bütünlükçü bir hizmet ve örgütlenme modelini içermek zorundadır.  Yukarıda da ifade edildiği üzere toplumsallaşan bir devlet anlayışı içinde anlam bulacak olan sosyal hizmet politikası, sosyal devlet ilkeleri ve uluslararası normları hedef almakla yükümlüdür.   Bunun da karşılığı birey haklarının karşılandığı ‘Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın kurulması ve hizmetlerin tek bir çatı altında toplanmasıdır.
Bu nedenle bu yasa tasarısına karşı çıkıyoruz.



                        Hürriyet UĞUROĞLU
                   Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Başkanı

                                                       
                        

Bu Sayfayı Yazdır
 

 

Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Genel Merkezi  © Tüm hakları Sosyal Hizmet Uzmanları Derneğine aittir.